Dar Sokaklar ve Samimi Dokunuşlar 1. Gününden Ayvalık

July 16, 2017

 

Ayvalık denildiğinde aklımıza ilk gelen, iyotla birleşmiş mis gibi Kaz Dagları'nın havası oluyor. Ayvalık tostu dediginizi duyar gibiyim. Elbette, yiyecek olarak da en lezzetli ve en meşhur olan Ayvalık tostu var. Bu yaz tatilimizi Ayvalık'ta yapalım dedik. Karavancılık hayatımız boyunca Ayvalık'ı dinlenmek için durak olarak görüp bir iki gün kalırdık. Motor karavandan emekli olup çekme karavana geçince hep durak olarak gördüğümüz Ayvalık'ı keşfetme kararı aldık. Birbirine çok yakın küçük koylardan oluşan ve en güzel gün batımının olduğu bu yerde nerelere gidilir, nerelerde alışveriş yapılır, labirent sokaklarında nasıl kaybolunur... tüm gördüklerimi paylaşacağım. 

 


Genelde Ayvalık sahil yolu ile meşhurdur. Ama sokak aralarına girildiği zaman, labirente benzeyen dar patikalarında kaybolmamak imkansız. Arnavut kaldırımlı sokakları, taş Rum evleri ile eski dokusunu kaybetmeyen, bizi eskilere götüren kokusuyla butik tarzda tatil düşünenlerin defterine not alması gereken bir yer Ayvalık. Burada büyük alışveriş merkezleri ya da dükkanlar bulamazsınız. Bir kaç tane markaların mağazaları var tabiki. Küçük dükkanlarla bir kaç kez geçtiğinizde birbirini tanıyacak kadar dip dibe olan cana yakın esnafı ve tezgahlarından alışveriş yapmanın tadı başka. En çok hoşuma giden ve dikkatimi çeken bir durum ise Cuma günleri sokaklarda gümbür gümbür okunan İstiklal Marşı ile hazır ola geçen insanların duruşunu görmek oldu. Bu güzel alışkanlık için Ayvalık Belediyesi’ni bende gönülden tebrik ediyorum. 

 

 

Bu güzel uygulamanın ardından en keyiflisi her cafede Ayvalık Tostu’nun oluşu. Merkez içinde Atatürk anıtının yanından başlayan sıra cafelerin tostları özellikle çok lezzetli. Bu cafelerin ara sokaklarını da takip ederseniz, balık lokantaları ve bir çok lezzete ulaşabileceğiniz yemek yerileri bulunmakta. O eski taşların tarihi büyüsü içinde bir şeyler içmek ve yemek isterseniz yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz burundaki eski fabrikadan oluşan cafeyi tavsiye ederim.

 

Merkezinden arka sokaklara girdiğiniz zaman ise ara sokaklarda da butik cafeler de bulabilirsiniz. Bunların yanında bir çok sanata değer veren cafeleri ve sanat evleri gibi yerleri de sıklıkla görmek mümkün. Tabi bu en çok hoşuma giden tarafı oldu. Bir kaçını sonraki yazımda da bu cafeleri paylaşacağım.

 

En sıcak ve kahve dışında yeni açılmış butik cafeler insanın için ısıtıyor adeta. Barbaros sokak üzerinde renklendirilmiş taş evlerin büyüsüne kapılırken, karşımıza tepesi asmalarla kaplı olan meşhur Çamlı Kahvesi çıkıyor. Ayvalık’ın yerli halkının buluşup kaynaştığı, yıllara dayanan kahvesi ile sokağın samimi sıcaklığı bizide içine çekiyor. Bu kahveye oturduğunuz zaman kesinlikle kaçırmamanız gereken, dar sokaklı evlerin bahçelerinden toplanmış üzümlerden yapılan doğal Koruk suyunu içmenizi tavsiye ederim. 

 

 

 

Hemen yanı başında bulunan Macaron Muhallebicisi’nde de lezzetli sütlü tatlılar bulabilirsiniz. Bademli muhallebi, şeker yemeyenler için şekersiz muhallebi ve ahududulu muhallebisi çok lezzetliydi. Muhallebinin yanında ikram ettikleri ve çok yer gezmeme rağmen hiç rastlamadığım, Reyhan Şurubunu da ilk defa denedik. Lezzetlerin yanında ilgilenen arkadaşın güler yüzlü ve cana yakın olması, bizi 80’lerdeki esnaf sıcaklığını ve samimiyetini hatırlatmaya yetti. 

 

 

İki ayda oluşan bu sokak ilk günde bizi çok memnun etti. Umarım sizlerde uğradığınızda mutlu ve memnun kalırsınız. İkinci günün yazısıyla görüşmek üzere takipte kalın :)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

TAKİP ET
  • logo
  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Pinterest Icon
ANAHTAR KELİMELER
Please reload

PAYLAŞIMLAR

September 14, 2016

October 11, 2015

Please reload

INSTAGRAM

1/9
ARŞİV